Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Temmuz 2013 Pazartesi

HZ MUHAMMED (SAV)İN HAYATI



                 PEYGAMBERİMİZ(SAV)İN HAYATI
   Ey başına küçük bir sıkıntı geldiğinde isyan eden Müslüman, Bu yazıyı oku da ibret al kendinden utan bak bakalım Allaha en yakın insan Hz Peygamberin çektiği sıkıntılardan binde birini çektin mi.
 Kendinle onu bir karşılaştır bakalım.
  Hz Peygamber(sav) annesinin karnında daha yedi aylıkken babası öldü yani yetim doğdu. Peki ya sen.
   Hz Peygamber(sav) 3 yaşına kadar annesinden ayrı süt annesiyle büyüdü. Peki ya sen.
   Hz Peygamber(sav) 6 yaşında iken annesi vefat etti. Yani hem yetim hem öksüz kaldı. Ya sen.
   Hz Peygamber(sav) 8 yaşında iken kendisine bakan dedeside öldü. Ya sen.
   Hz Peygamber(sav) çobanlık yaptı. Ya sen.
   Hz Peygamber(sav)  tehdit edildi, taşlandı,öldürülmek istendi, bizzat amcası ve yengesi ebu lehep tarafından bin bir türlü hakaretlere uğradı,yakın akrabaları, ona düşman oldu. Peki ya sen.
  İlk Müslümanlar memleketlerini bırakıp Habeşistana hicret etmek zorunda kaldılar ya sen.
  Hz Peygamber(sav)ve arkadaşlarına 3 yıl boykot uygulandı muhasara edildiler. Ne kimse onlarla konuştu ne yemek verdiler, ne alışveriş yaptılar. Nede kız alıp verdiler. Onları tamamen açlığa ve yalnızlığa terk ettiler. Ya sen.
   Hz Peygamber(sav) Açlıktan karnına taş bağladı ya sen.
   Hz Peygamber(sav) senin gibi kuş tüyü yataklarda mı yattı, senin gibi, her öğün bin bir çeşit yemek mi yedi,
 Hz Peygamber(sav) in senin gibi onlarca ayakkabı,elbisesimi vardı, senin gibi son model arabaya mı binerdi.
 Hz Peygamber(sav) Memleketini terk edip saklanarak gizlenerek, aç susuz bazen yaya bazen deve sırtında 500 km lik uzağa hicret etti. Bütün her şeyini bırakarak. Medineye göçtü. Orada kaldığı 13 yılda bir kez memleketine gitti. Ve gurbette Medinede vefat etti.Ya sen.
  Hz Peygamber(sav)in çektiğinin; sen ben binde birini çekmedik. O halde Allah(cc) beni sevmiyor ki bunca dertlere maruz kalıyorum diye düşünme. Aksine Allah(cc) sevdiğine daha fazla çektiriyor ki sonsuz olan ahirette cennette yaşatmak, makamını yükseltmek istiyor. Unutmayalım ki nasıl ki dünyada makamı yüksek olanlar daha ağır imtihanlara tabi tutuluyorsa , nasıl ki doktorluk sınavı,  hademelik sınavından çok daha ağır ise cennetin üst tabakalarına yerleşecek olan ile. Uzun süre cehennemde kalıp ondan sonra cennetin en alt tabakasına yerleşecek olanın imtihanı da bir değildir.
PEYGAMBERİMİZ(SAV)İN DOĞUMU
İnsanlığı hakka ve hakikate sevk edip Dünya ve Ahiret saadetlerini sağlamak üzere; Allah(cc) tarafından gönderilen peygamberlerin sonuncusu ve alemlerin rahmeti olan Peygamberimiz(sav)(20 nisan 571) 12 Rebiulevvel 571 pazartesi günü Mekkede doğdu.     Peygamberimizin Hz. İbrahimin soyundan olduğu ; hem Kuran-ı kerimdeki ayetlerle hem de şerecesi ile sabittir.
           PEYGAMBERİMİZ(SAV)İN ŞECERESİ
 (Muhammed ,b. Abdullah, b. Abdülmüttalip, b.Haşim, b.
Abdülmenaf, b. Kusayy, b.Kilab, b. Mürre, b. Kaab, b. Lüeyyb, b.Galib, b. Fihr, b. Malik, b. Ennadr, b. Kinane, b.Hüzeyme, b. Müdrike, b. İlyas, b. Mudar, b.Nizar, b. Me’add, b. Adnan, b.Hz. İbrahim.
PEYGAMBERİMİZ(SAV)İN ÇOCUKLUĞU
Hz. Peygamberin doğumundan iki ay önce babası Abdullah ticari bir seferden dönüşte Medinede vefat etmiştir.Annesi Amine Kureyş kabilesi kollarından Benü zührenin reisi Vehp . Abdülmenafin kızı idi. O sıralarda ,Mekke eşrafı çocuklarını çölde bir süt anneye vererek emzirme adetine sahip oldukları için, Hz Peygamber,kendi annesi Amine tarafından ancak bir kaç kez emzirilmiş; Süt anneye verilinceye kadarda amcası Ebu Lehebin cariyesi Süveybe ona süt annelik yapmıştır.Daha sonra Mekkeye komşu çöllerde yaşayan Hevazin kabilesinin kollarından ,Benu sa’da mensup Halime binti Ebi Züeyb uzun süre Hz Peygambere süt emzirmiştir. Mekke eşrafı tarafından Mekkenin ağır ve sıcak havası çocukların gelişimine ve sağlıklarına zararlı görülüyor;Ayrıca hac münasebetiyle her kesimden insanla temas halinde bulunan Mekkede Arap dili yabancıların tesiri altında kalabildiğinden ; feraset ve belagata önem veren Mekkeliler;Çocuklarının dili öğrenmesi ilk yıllarında arapçanın saf bozulmamış şekliyle ve olanca feraset ve belagatıyla,arı,duru konuşulduğu,beldelerde geçmesini uygun buluyorlardı. Bu bakımdan fasih arapçaları ile ün yapmış Benu sa’d kabilesi arasında yaklaşık ilk 2.5 yılını geçiren Hz Peygamber; ilerde üstleneceği ilahi risalet görevi için hem bedenen ,hem de ruhen burada hazırlanmış oluyordu.Hz Peygamber 40 yaşından itibaren yürüttüğü islama davet vazifesi kabul etmek gerekir ki aslında meşakkatli yorucu bir takım sıkıntıları olan mukaddes bir vazifedir.İşte bunun için sağlam bir bünyeye sahip olmak gerekiyordu. Hz. Peygamber böylelikle çocukluğunun ilk yıllarında Mekkenin boğucu sıcak ve sıtmalı havasından uzaklaşmış ,suyu ve havası güzel bölgede sağlıklı bir şekilde gelişme imkanını bulmuş oluyordu.Diğer taraftan güzel konuşmanın kitleler üzerindeki etkisi malumdur
İlerde muhtelif insan kitlelerine muhatap olacak bir peygamberin şüphesiz iyi bir dil bilgisine sahip olması ve dili davasının uğrunda iyi şekilde kullanması gerekiyordu.İşte bu nedenle Hz Peygamber çocukluğundan itibaren davet faaliyetleri için hazırlanıyordu. Yalnız kendisi o yıllarda ilerde peygamber olacağına dair hiçbir bilgisi olmadığından bu kendi iradesi ile değil. Allahın yönlendirmesi ile kontrol ve murakabe altında tutması ile oluyordu. Peygamberimiz süt annesi Halimenin yanında iken vuku bulan ”Göğsünün yarılması”(şerhus sadr-şakkus sadr)olayınıda yine davete hazırlık olarak değerlendirmek gerekir.Bu olayda Hz. Peygamberin göğsü görevli iki melek tarafından yarılmış kalbi çıkarılarak, şeytanın ve nefsin tasallut ve saptırmasından arındırılmış, ve zemzemle yıkanarak tekrar yerine konulmuştur. Böylece ruhen davete hazırlanmış oluyordu. Göğsünün yarılması olayından sonra süt annesi Halime tarafından Mekkeye getirilerek öz annesi halime ve dedesi Abdülmüttalibe teslim edilen Peygamberimiz(sav) 6 yaşına kadar annesi Aminenin yanında kaldı. Bu sıralarda Amine Hz. Peygamberide yanına alarak Medinedeki akrabalarının yanına ziyarerete gitmişti.Bu vesile ile 6 yıl kadar önce ölen eşinin kabrinide ziyaret etmiş olacaktı.Bir ay süren bir misafirlikten sonra Mekkeye dönerken Ebva denilen köyde Amine vefat etti.Ve oraya defnedildi.Artık hem yetim hem de öksüz kalan çocuğu dadısı Ümmül Eymen dedesi Abdülmüttalibe teslim etti. Dedesi Hz Muhammede iki yıl bakabildi. Peygamberimiz 8 yaşında iken dedesi vefat etti.Peygamberimize amcası Ebu Talib sahip çıktı. Ve 25 yaşına kadar onun yanında kaldı.
PEYGAMBERİMİZ(SAV)İN ÇOBANLIK YAPMASI
Hz Peygamber 12 yaşında iken amcası Ebu Talible birlikte Şama doğru yol alan ticari bir kervana katılmış, Ve kafile Şam yakınlarında Busra adlı bir mevkide mola verdiği zaman buradaki manastırda bulunan Bahira adlı rahip İslam kaynaklarına göre Hz. Peygamberin özelliklerine bakarak,Onun ilerde Peygamber olacağını anlamıştır. Hz. Peygamber çocukluk yıllarında bile hiçbir puta tapmadığı gibi ; Onlar adına kurban kesmemiş , kesilen kurbanlarında etinden asla yememiştir. Ve asla putlar adına yeminde etmemiştir. Ebu Talibe yardımcı olmak için gençlik yıllarında ücretli çobanlık yapmış; çobanlığı sırasında o zamanki depdebeli karışık ortamdan uzak doğayla baş başa kalmış ve sürekli tefekkür etme fırsatı bulmuştur
PEYGAMBERİMİZ(SAV)İN  AHLAKI:
Ne bulursa onu giyerdi.Gümüş yüzüğü vardı.Ve bazen sağ ,bazende sol küçük parmağına takardı. Hizmetci veya başka birini binekte olduğu zaman terkisine alırdı.Deve,at,katır,ve merkep gibi hayvanlardan hangisini bulursa ona biner. bazen başı açık yalınayak ve cüppesiz olarak gezerdi.Şehrin en uzak yerlerinde olan hastaları bile ziyarete giderdi. Güzel kokuyu severdi. Fakirlerle düşer kalkar,ve onlarla beraber yemek yerdi. Asla şahsi kininden dolayı beddua etmezdi. Hiç kimseden öç almamıştır. Hiç kimseyi döğmemiştir. Döğüşmemiştir. Misafire çok ikram ederdi. Resulullah insanların en güzel ve en tatlı konuşanı idi. Bununla ilgili olarak birçok hadis vardır. Az kelimelerle çok şey anlatırdı. Kelimeleri tane tane telaffuz ederdi. Boşa konuşmazdı. Gayet açık sözlü idi. Fuzuli konuşmazdı. Daima hakkı konuşurdu .Resulullah yemek ayırmaz. Kalabalıkta yemeği sever. Yemeğe başlarken Besmele çekerdi. Çoğu kez diz üstü bazen de bağdaş kurarak yerdi. Yemeği sıcakken yemez.soğumasını beklerdi. Her zaman önünden yerdi. Resulullah elenmemiş arpa unundan pişirilen ekmeği yerdi. Salatalığı ise taze hurma ve tuzla birlikte yerdi. Meyvelerden daha ziyade Yaş hurma,üzüm,kavun,karpuzu severdi. Karpuz yerken şeker ve ekmekle yerdi. Kendisi av avlamaz. Fakat gelen avlanan hayvanlardan yerdi. Koyunların bacaklarını ve butlarını yemeği severdi. Ayrıca tencerede pişen kabağı, ekmeğin sirkeye doğranmasını,ve acve hurmasını sever. Ve ona bereketli olması için dua ederdi. Soğan,sarmısak pırasa v.b şeyleri yemezdi. Yemekten sonra ellerini yıkar. Ondan sonra yüzünü yıkardı. Suyu 3 nefeste içerdi. Her nefeste besmele çeker. ve içtikten sonra elhamdülillah derdi. Evde yemek istemezdi. Sofra kurulursa oturur. yer. Ve bazen kendisi kalkıp alırdı. Resulullah. izar,nida,gömlek,cüppe ne bulursa giyerdi. Yeşil elbise giymekten hoşlanırdı. Çoğu zamanda beyaz giyerdi. Elbiseleri topuktan aşağıya sarkacak kadar uzun olmazdı.Başına bazen sarıklı, bazen sarıksız halde örterdi.Elbiseyi sağ tarafından giyerdi. Eski elbiselerini fakirlere verirdi.
  Sayın okurlarım Peygamber efendimizin hayatından bazı kesitleri sizinle paylaştım. Genelde pek bilinmeyen taraflarını yazmaya çalıştım. Gördüğünüz gibi peygamberimizin hayatı çile ve meşakketle geçmiştir.
HZ. MUHAMMET(SAV) VUCUT ÖZELLİKLERİ: Hz. Peygamber (sav) Uzuna yakın, orta boylu, pembemsi, nurani , beyaz tenli olup iri yapılı idi.Ama şişman değildi.Ve göbeği göğüs hizasından taşmazdı. Uyumlu ve dengeli bir vucuda sahipti. Başı irice olup ona ayrı bir heybet ve güzellik katıyordu.Saçları kumral olup. Düz ile kıvırcık arasında idi. Ve kulak yumuşağına kadar uzanıyordu. Saçını çoğu zaman tam ortasından ayırarak iki yana doğru tarardı.Muntazam ve gür bir sakalı vardı. Saç ve sakallarındaki beyaz tel sayısı vefat ettiğinde 20 30 u geçmiyordu. Saç ve sakal bakımını asla ihmal etmez. Yanında devamlı tarak bulundururdu. Kaşlarının arası hafif aralıklı, gözleri siyah,burnunun üst tarafı hayet itidal üzere yüksekçe,dişleri muntazam ve tertemizdi. Devamlı misvak kullanırdı. Omuzlarının arası genişce omuz başları kalın. El ve ayakları kalınca idi. İki kürek kemiği arasında keklik yada güvercin  yumurtası büyüklüğünde tüylerle kaplı kırmızımtrak renkte bir beni vardı ki; Bu ben Peygamberlik mührü idi.Yürürken adımlarını düzgünce kaldırarak atar. Sanki yokuştan iniyormuşcasına önüne hafifce eğilerek hızlıca yürürdü. Hz. Peygamber Bedeninin,Elbiselerinin ve yiyeceklerinin  temizliğine çok dikkat eder. idi.
PEYGAMBERİMİZ(SAV)İN ŞAHSİYETİ
Peygamberimiz(sav) Ahlak ve şahsiyet itibariyle insanların en mükemmeli idi. Bu hususta Kuran-ı Kerim şöyle buyurur.
AYET:(Kalem.4)”Şüphesiz ki sen büyük bir ahlak üzeresin.” HADİS:”Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.(muvatta.8)
HADİS:” Beni Rabbim terbiye etti. Ve güzel terbiye etti.”       HABEŞİSTANA HİCRET
Hz.Peygamber Peygamberliğinin 4. yılından itibaren peygamberliğini açık açık ilan etti. Bu yıldan sonra Mekke müşrikleri özellikle korunmasız. müslümanlara insaf ve vicdana sığmayan eziyet ve işkencelerde bulundular. Bu işkenceler karşısında Hz. Peygamber isteyen müslümanların Habeşistana gidebilleceklerini belirtip hicret izni verilince nübüvvetin 5 ve 6. yıllarında müslümanlardan birer gurup 1. ve 2. habeş hicretlerini gerçekleştirdiler. Mekkeli müslümanların böylece Mekke haricine islamı taşımaları müşriklerin hınç ve kinini arttırdı. Ama Cenabı Hakkın yardım ve inayeti sebebiyledir ki İslama gösterilen bu düşmanlıklar bile hak dinin yayılmasına yardımcı oluyordu. Mesela azılı müşriklerden Ebu Cehilin bizzat Hz. Peygambere yaptığı sözlü ve fiili bir sataşma Kureyş arasında şahsiyeti ve kuvvetiyle büyük bir itibara sahip olan Hz. Hamzanın müslüman olmasını sağladı. Ardından Mekke idare meclisi Darul Nedve de alınan Hz. Peygamberi öldürme kararını uygulamak için harekete geçen güçlü şahsiyet Ömer bin. Hattab Hz Peygamberi öldürmek üzere onu ararken aslında ayakları onu hidayete sevkediyor ve Ömerin katılmasıyla İslam saflarına yeni bir güç ,heyecan ve şevk gelmişti.
3 YIL MÜSLÜMANLARA BOYKOT VE MUHASARA UYGULANMIŞTIR
Hz. Hamza ve Hz. Ömerin müslüman olmaları Kureyşli kafirlerin gözünü korkutmuştu.Bunun üzerine peygambere inananlara Peygamberliğin 7. ve 10. yılları arasında boykot ve muhasara kararı aldılar. Mekkeliler ve müslümanlarla ve de onları koruyan Haşim oğulları ile hiçbir müsabette bulunmayacaklarına ,her türlü ilişkiyi keseceklerine,onlarla hiçbir şekilde alışverişte bulunmayacaklarına her türlü ilişkiyi keseceklerine ,hiçbir alışveriş yapmayacaklarına ,oturup kalkmayacaklarına ,kız alıp vermeyeceklerine dair bir karar aldılar.Bu kararı yazdıklareı sahifeyi kabenin duvarına asarak dini bir hüviyet verdiler. Bu karara ihanet eden hem vatana hem de dine(PUTLAR) ihanet etmiş sayılacak ve en ağır şekilde yani idamla cezalandırılacaktı.Mekkeliler tarafından 3 yıl süreyle ve titizlikle uygulanan bu karar elbette çok sıkıntılı ve zor günler yaşatmıştır. Peygamberliğin 10. yılında bu karar iptal edilip boykot ve muhasara kaldırıldığı vakit. Müslümanlar çok fazla sevinemediler. Çünkü Peygamberimiz(sav) Amcası Ebu Talibi ve hanımı hz.Haticeyi art arda kaybetti. Müslümanlar bu yıla hüzün yılı adını verdiler. Ebu Talibin ölmesi işi çok zorlaştırmıştır. Çünkü amcası Ebu Talib müslüman olmasa da yiyenini kolluyor ondan korkusuna yiyenine yanaşamıyorlardı
PEYGAMBERİMİZ(SAV)İN MEKKE DÖNEMİ
Hz. Peygamber(sav) 20 yaşında iken Mekkeliler ile Hevazin kabilesi arasında Ficar harbi vuku buldu. Ve sonra Hilful Fudul(antlaşma) olayı gerçekleşti. Hz Peygamber 25 yaşında bizzat kendisinin idare ettiği bir ticaret kervanı Hz.Peygamber ile Hz. Haticeyi karşılaştırdı. Ve aralarında gerçekleşen evliliklerinden 7 çocuğu oldu.Bunlardan dördü kız.olup(Zeynep,Rukiyye;Ümmü Gülsüm ,ve Fadime) adlarını almıştır.Bunların 4 ü de babalarının peygamberliğine yetişmiştir.Ve ona iman ederek hicret etmişlerdir.Oğulları ise (Kasım ,Abdullah ,İbrahim)dir. İbrahimin annesi Mısırlı cariye Mariye dir. Erkek çocukların üçüde küçük yaşta ölmüşlerdir. Peygamberimiz(sav) güvenirliği ve dürüstlüğü sebebiyle El Emin lakabı almıştır. Hz Peygamber 35 yaşında iken meydana gelen Kabe tamiri olayı meselesinde Mekke sülaleleri arasında çıkan ve kanlı bir çatışmaya doğru giden;analaşmazlığı herkesi memnun edecek şekilde çözmesi ona duyulan güveni arttırmıştır. 35 yaşından sonra sık sık tenha yerleri çekiliyor tefekkür ediyordu. Bilhassa ramazanlarda bunu daha da sıklaştırıyordu. Genelliklede hira mağarasına giriyordu.
PEYGAMBERLİĞİ VE MEKKE DÖNEMİ:
Hz Peygamber 40 yaşında iken yine bir ramazanda Hira mağarısında tefekküre dalmışken ;Vahiy getirmekle görevli Cebrail(as) Ona ilk vahiy olan alak suresinin 5 ayetini getirdi. Artık o Peygamberlikle görevlendirilmişti. Ona iman eden ilk insan hanımı Hz.Hatice annemiz olmuştur.Erkeklerden ilk iman eden Hz.Ebu Bekir, Çocuklardan Hz.Ali,ve Zeyd bin Harise kendisine ilk iman edenlerdendir.Ardından Hz.Osman,Abdurrahman.bin.Avf,Zübeyr.bin.El Avvam,Talha.bin Ubeydullah, Sa’d bin. Ebi Vakkas,Ebu Ubeyde bin. Cerrah,Said.bin.Zeyd,Abdullah bin. Mesud,gibi şahsiyetler müslüman olmuşlardır.
Hz. Peygamber ilk 3 yıl davetini gizli sürdürdü.Bunun sebebi müslüman olanların , mallarına ve canlarına zarar gelmemesi ,Filizlenmekte olan İslam davasının sekteye uğratılmaması içindi. Bu 3 yılda faaliyetler genellikle El Erkam ın Kabe karşısında Safa tepesindeki yamaçlarda bulunan evinde yürütülüyordu. PEYGAMBERİMİZE İTAAT İLE İLGİLİ AYETLER:
(Ahzab.31)”Sizden kim Allah ve Resulune itaat eder,ve yararlı iş yaparsa,ona mükafatını iki kat veririz.Ve ona bol rızık hazırladık.”
(Ahzab.40)”Muhammet sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir.Fakat o Resul ve son Peygamberdir.”
(Ahzab.56)”Allah ve melekleri Peygambere çok salavat getirirler.Ey müminler sizde ona selavat getirin. Ve tam bir teslimiyetle selam verin.”
(Ali imran.31)”Deki eğer Allahı seviyorsanız bana uyun ki Allahta sizi sevsin.ve günahlarınızı bağışlasın.Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”
(Ali imran.132.)”Allaha ve Resulune itaat edin ki rahmete kavuşasanız.”
Ayrıca bakınız(Sebe.28,Sebe.47,fatır.4,Fatır.8,Fatır.23,sad.17,Sad.86,Zümer.19,Zümer,41,Şura.48,Muhammet.33,Fetih.2,
Fetih.10,Huccurat.2,Kaf.45,Zariyat.54,zariyat.55,Tur.29,Tur.40,Necm.1-18,Necm.29,kamer.6,Mücadele.20,Mücadele.22,Cuma.3,Kalem.1-2,
PEYGAMBERİMİZİN AHLAKI:

Resulullah insanların en yumuşak olanı ,en şacaatlisi,insanların en adaletli olanı,insanların en çok namuslu ve iffetli olanı idi.Resulullah insanların en cömerti idi. Onun elinde para akşamlamaz. Veya sabaha kalmazdı. Elinde para kalsa onu dağıtmadan eve gitmezdi. Eline geçen bütün serveti Allah yolunda harcardı. Kendisinden istenen bir şey şayet onda varsa mutlaka verirdi. Kendi ayakkabılarını tamirini yapar. Kendi elbiselerini diker. Kadın ve mutfak işlerine yardım ederdi. Çok üstün bir haya sahibi idi. Fakir, zengin, büyük, küçük, herkesin davetine icabet ederdi. Hediyeyi küçükte olsa kabul ederdi. Ve hediyeye karşılık verirdi. Hediye olarak verilenleri yer fakat sadaka olarak verilenleri yemezdi. Ayak takımının davetine katılırdı. Şahsı için kızmaz. Allah için kızardı. Aç kalıp karnına taş bağladığı olurdu. Olanı yer asla geri çevirmezdi. Yemek seçmezdi. Yaslanarak yemek yemezdi. Hastaların ziyaretine gider. Ve müminlerin cenazelerinin teşyiinde hazır bulunurdu. İnsanların en alçak gönüllüsü idi. Konuşurken sözü uzatmazdı.Üstün bir belagati vardı.İnsanlar içinde en güler yüzlü olanıdır.